Ortak Fark Ne Demek? Bir Hayal Kırıklığının Hikayesi
Hayat bazen o kadar karmaşık bir hâl alıyor ki, kendimizi anlamakta bile zorlanıyoruz. Özellikle de başkalarıyla bağlantı kurmak, ortak bir dil bulmak ya da duyguları paylaşmak gerektiğinde. Ancak bir gün, tüm bu karmaşanın içinde bir kelime çıktı karşıma: Ortak fark. Duyduğumda ne olduğunu tam anlamamıştım ama bir şeyler sanki bir anda yerine oturmuş gibiydi. Belki de bu kelime, yaşadığım o anı anlatmaya başlamak için iyi bir başlangıçtır.
Hayal Kırıklığıyla Tanışmak
Bir zamanlar, çok yakın olduğumu düşündüğüm bir arkadaşım vardı. Yıllarca birbirimize destek olduk, paylaştık, güldük, ağladık. O kadar yakın hissediyordum ki, bir gün her şeyin değişeceğini, sadece birbirimizin yanında olacağımızı düşünüyordum. Ama hayat, çoğu zaman kendisini yeniden yazdırıyor, değil mi?
Bir sabah, onunla buluşmaya karar verdim. O gün, gerçekten önemli bir şey konuşacaktık. Belki de bir aradaki boşlukları doldurmak, aradaki farkları görmek için son bir fırsattı. Ama işte, o beklediğim an geldiğinde, beklediğim duyguları hissetmedim. Hayal kırıklığı her tarafımı sarhoş etmişti. Benim hissettiğim şey, ortak farktı.
O an fark ettim ki, ne kadar çok şey paylaşmış olsak da, birbirimizi hala gerçekten anlamıyoruz. Ortak paydalarda buluşmaya çalışırken, o kadar farklı dünyalarda yaşıyoruz ki, bu farklar o kadar büyük hale gelmiş ki, ne kadar birbirimize yakın olursak olalım, bir noktada kopuyoruz.
Heyecanla Beklediğim An
Bir arkadaşla buluşurken hep bir heyecan olur ya, hani zaman geçmek bilmez, o günü dört gözle beklersin. İşte ben de o anı heyecanla bekliyordum. Ama buluşma anı yaklaştıkça, içinizde bir şeyler sanki huzursuz oluyordur ya, öyle hissediyordum. Kafamda binlerce soru dönüyordu: “Acaba ne konuşacağız? Hala birbirimizi anlıyor muyuz? Bir zamanlar ortak farklarımız çok yakınken, şimdi gerçekten ortak bir dilimiz var mı?”
Ve o gün geldi. Yavaşça, karşımdaki kişi bana bakarken gözlerindeki değişikliği fark ettim. Bir şeyler eksikti, bir şeyler değişmişti. O kadar yoğun ve duygu dolu anlar geçirmişken, bir anda ne olduğunu bile anlayamadım. Konuştuğumuz her şeyde bir boşluk vardı. Ortak bir fark vardı; ama bu fark, birbirimizi anlamaya başladığımız noktada değil, birbirimizden giderek uzaklaştığımız noktadaydı.
Umut ve Hüzün Arasında
İnsan bazen bir şeylere, olaylara, hatta insanlara bağlı kalmaktan bir türlü vazgeçemiyor. Ben de o an o kadar büyük bir umutla karşı karşıya kaldım ki, sanki her şeyin eski hâline döneceğini düşündüm. “Belki bir daha şans bulurum, belki eski gibi oluruz,” dedim kendi kendime. Ama bu sefer hissettiğim şey umut değil, daha çok korku oldu. Ya bir daha hiç aynı olamazsak? Ya artık gerçekten aramızdaki farklar çok büyükse?
O zaman fark ettim ki, ortak fark ne demekmiş; aslında her insan, kendi içindeki dünyanın farkını, bir başkasına aktarabilme çabasının sonunda kaybediyor. Ama bu kayıptan sonra, bazen daha iyi bir insan oluyorsun. Bazen de olduğu gibi kabul etmek gerekiyor.
Bir Başka Perspektiften
Şimdi düşündükçe, belki de bu fark, aslında bizi birbirimize yakınlaştıran bir şeydi. Sonuçta farklar olmadan benliklerimizin kim olduğunu bile bilemezdik. Belki de işin içinde bir güzellik var: Ortak farkın ne kadar zorlayıcı ve acı verici olduğunu anlamak, belki de bizi daha derin bir şekilde birbirimize bağlar. Çünkü bazen, farklar ne kadar büyükse, insan o kadar çok şey öğrenir. İki kişi arasındaki mesafe, belki de her zaman birbirini anlama yolunun ilk adımıdır.
Sonuç Olarak
Bir zamanlar çok yakından bildiğim bir insana duyduğum hayal kırıklığına rağmen, ortak farkların aslında beni daha güçlü ve daha anlayışlı bir insan yaptığını fark ettim. Bugün, aradaki mesafeye rağmen, belki de aslında birbirimizi daha iyi anlıyoruz.
Belki de ortak fark, yaşadığımız her şeyin temelindeki kelimedir. Belki de her farkın içinde bir ortaklık barındırıyordur. Ne dersiniz, biz bazen farkları küçümseyip, farklılıkların arasına sıkışıp kalıyoruz; ama belki de bu farklar, hayatımızın gerçek anlamını bulmamıza yardım eder.
Şimdi ise bir şey daha düşünüyorum: Ortak fark ne demek? Belki de yaşadığımız her anın, birbirimize ne kadar yakın olursak olalım, ne kadar farklı olduğumuzu anlamamız için bir fırsat olduğunun simgesidir.