Kediler negatif varlıkları görebilir mi?
Bugün Flubber sayfasında “Kediler negatif varlıkları görebilir mi” üzerine hazırladığımız içeriği sizlerle buluşturuyoruz.
Bazı geceler vardır, insanın içi sebepsiz yere sıkılır. Kayseri’de kış zaten başlı başına ağırdır; soğuk sadece havada değil, sanki duvarların içine de siner. O gecelerden birinde, odamın ışığını kapatıp yatağa uzandığımda aklımdan geçen tek soru şuydu: Kediler negatif varlıkları görebilir mi?
Bunu ilk kez ciddi ciddi düşünmüyordum aslında. Ama o akşam, evdeki kedimin davranışları beni rahatsız edecek kadar değişikti. Sanki bir şey görüyordu da ben göremiyordum. Ya da daha kötüsü… bir şey hissediyordu ve ben tamamen dışarıdaydım.
O gece başlayan huzursuzluk
Her şey çok sıradan başlamıştı. İşten çıkmıştım, dışarıda Kayseri’nin keskin ayazı vardı. Eve geldiğimde Erciyes’in eteklerinden gelen soğuk rüzgâr bile sanki peşimi bırakmamış gibiydi. Ev sıcak olmasına rağmen içimde bir ağırlık vardı. Açık söyleyeyim, o gün moralim bozuktu. Bir şey olmamıştı ama her şey üst üste gelmiş gibi hissediyordum.
Kedim, genelde kapıya koşar, beni görünce miyavlayarak etrafımda dönerdi. O akşam yapmadı. Kapıya geldi, durdu ve sadece baktı. O bakış hâlâ aklımda. Sanki beni değil de arkamdaki boşluğu izliyordu.
İçimde ilk kez o soru o anda ciddi bir şekilde yükseldi: Kediler negatif varlıkları görebilir mi?
Bir bakışın içine sıkışan huzursuzluk
Eve girer girmez ayakkabılarımı çıkarıp mutfağa geçtim. Ama kedim peşimden gelmedi. Koltuğun yanında duruyor, evin köşesine bakıyordu. O köşe, normalde hiçbir şey olmayan bir köşeydi. Ne bir eşya, ne bir ışık oyunu… hiçbir şey.
Ama o bakış vardı.
Ben önce gülümsedim. “Yine mi hayal görüyorsun” dedim içimden. Ama gülümseme uzun sürmedi. Çünkü kedi o noktadan gözünü hiç ayırmıyordu. Kulakları hafif geriye doğru yatmıştı. Tüyleri de normalden biraz daha kabarık gibiydi.
O an evdeki sessizlik büyüdü. Sanki televizyon kapalı değil de dünya susturulmuş gibiydi.
Kayseri gecesi ve içime çöken düşünceler
Kayseri geceleri sessizdir ama bu sessizlik bazen insana iyi gelmez. Özellikle yalnızsan, o sessizlik büyür. O gece ben de yalnız hissettim. Kedimin davranışıyla birlikte yalnızlık hissi daha da derinleşti.
Koltukta otururken gözüm sürekli ona kayıyordu. O ise hâlâ aynı noktaya bakıyordu.
Bir ara kendime kızdım. “Saçmalama” dedim. “Kedi bu, bir şey görmüş olabilir, ışık olabilir, böcek olabilir.” Ama içimde başka bir his vardı. Mantıkla açıklamaya çalıştıkça büyüyen bir huzursuzluk.
Kediler negatif varlıkları görebilir mi? sorusu artık bir merak değil, bir takıntı gibi zihnime yerleşmeye başlamıştı.
Gece ilerledikçe değişen hava
Saat ilerledikçe evin içindeki hava daha da ağırlaştı. Belki de sadece benim psikolojimdi, bilmiyorum. Ama kedim hâlâ aynı yerdeydi. Arada bir pozisyon değiştiriyor ama bakışını hiç koparmıyordu.
Ben sonunda dayanamadım, kalkıp ışığı açtım. O an kedim bir an irkildi. Sanki benim hareketim onu değil de evdeki başka bir şeyi de rahatsız etmiş gibiydi.
Evin o köşesine yürüdüm. Hiçbir şey yoktu. Eğildim, baktım, dokundum. Boş duvar, boş alan.
Ama kedim hâlâ oraya bakıyordu.
O an içimde tuhaf bir duygu oluştu. Ne korku diyebilirim ne merak. Daha çok çaresizlik gibi. İnsan bazen açıklayamadığı şeyler karşısında küçük hisseder ya, işte öyle.
İlk kırılma anı: Sessiz miyav
Tam geri dönüp oturacakken kedim yavaşça miyavladı. Ama bu sıradan bir miyav değildi. Daha uzun, daha ince, sanki bir şey anlatmaya çalışan bir ses gibiydi.
O anda içimde bir şey kırıldı.
Hemen yanına gittim. Dizlerimin üzerine çöktüm. Göz göze geldik. Ama o göz temasında bile sanki bana değil de arkamdaki boşluğa karşı bir tetikte olma hali vardı.
Elimi uzattım, okşadım. Biraz sakinleşti ama tamamen değil. Hâlâ kulakları o köşeye dönüktü.
İşte o an kendimi ilk kez ciddi ciddi sorguladım: Kediler negatif varlıkları görebilir mi?
Geçmişin gölgesi mi, yoksa sadece bir his mi?
O gece aklıma dedemin eski anlattıkları geldi. Kayseri’de eski evlerde büyümüş biri olarak, çocukken çok hikâye dinlerdim. “Kedi bir yere sabit bakıyorsa boşuna bakmaz” derdi. O zamanlar gülüp geçerdim.
Ama şimdi o cümle beynimde yankılanıyordu.
Bir yandan da kendime kızıyordum. Çünkü biliyordum ki zihnim, o günkü ruh halim yüzünden her şeyi daha dramatik algılıyordu. İş yerindeki stres, içimde biriken yorgunluk… belki de hepsi birleşmişti.
Ama yine de kedimin bakışı gerçekti. Onu uydurmuyordum.
Ertesi günün sabahı ve değişen gerçeklik
Sabah olduğunda her şey biraz daha normal görünüyordu. Güneş ışığı Kayseri’nin soğuk havasını yumuşatmıştı. Kedim ise sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu. Yanıma geldi, sürtündü, normal miyavladı.
Ama ben aynı değildim.
O köşeye baktım sabah. Dün geceki hislerin bir kısmı kaybolmuştu ama tamamen değil. İnsan bazı duyguları hemen silemiyor.
Kendime şunu söyledim: “Muhtemelen hiçbir şey yoktu.”
Ama içimde küçük bir ses başka bir şey diyordu: “Peki o zaman neden bu kadar gerçek hissettin?”
Gündelik hayatın içine sızan soru
Gün içinde işe gittim, arkadaşlarımla konuştum, normal hayat devam etti. Ama arada bir aklıma o gece geliyordu. Kedimin o sabit bakışı… o uzun sessizlik… o küçük miyav.
Ve her seferinde aynı soru geri dönüyordu: Kediler negatif varlıkları görebilir mi?
Buna kesin bir cevap bulmaya çalışmıyordum aslında. Daha çok içimdeki hissi anlamaya çalışıyordum. Çünkü mesele kedi değildi belki de. Mesele, benim o an ne hissettiğimdi.
Akşam eve dönüş ve tekrar eden döngü
İkinci gece eve döndüğümde içimde hafif bir tedirginlik vardı. Kendime bunu itiraf etmek zor geldi ama gerçekti.
Kapıyı açtım. Kedim yine karşıladı beni ama bu kez daha sakin görünüyordu. Yine de evin içine girerken gözüm otomatik olarak o köşeye kaydı.
Boştu.
Ama içimdeki his boş değildi.
O gece hiçbir şey olmadı. Kedi normaldi, ev sakindi. Ama garip olan şey şuydu: ben yine de o köşeye ara ara bakıyordum.
İçimde kalan soru
Sizin İçin Seçtik: Kediler neden acı acı bağırır ?
Zaman geçtikçe o olayın üzeri biraz örtüldü. Hayat akıyor, işler değişiyor, duygular dönüşüyor. Ama bazı sorular insanın içinde kalıyor.
Kediler negatif varlıkları görebilir mi?
Belki cevap hiçbir zaman net olmayacak. Belki de mesele cevap değil.
Ben bugün geriye dönüp baktığımda şunu daha net görüyorum: O gece beni asıl etkileyen şey kedimin bakışı değil, benim içimdeki kırılganlıktı. O an hissettiğim yalnızlık, yorgunluk ve belirsizlik… hepsi o bakışa bir anlam yüklememe sebep olmuş olabilir.
Ama yine de… bazen gece sessizliğinde kedimin bir noktaya dalıp gitmesini gördüğümde, içimde küçük bir ürperti oluşmuyor değil.
Ve sanırım bu da insan olmanın garip bir parçası.
Flubber ekibi olarak “Kediler negatif varlıkları görebilir mi” konusunu sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyduk. Sağlıklı ve mutlu günler!