Kayseri’nin Soğuk Sabahı ve Çocukluk Hatırası
Hoş geldiniz! Flubber olarak bu yazımızda “Korunum ilkesi Piaget hangi dönemdir” hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıyoruz.
Kayseri’nin kış sabahları hep aynı hissi taşırdı içimde; yüzüme çarpan buz gibi hava değil sadece, sanki zihnimin içinde de bir şeyler donardı. O sabah okul yolunda yürürken ayakkabılarımın karın içinde çıkardığı o “çıtırtı” sesi hâlâ kulağımda. 25 yaşındayım şimdi ama bazı anlar var ki, yaşın hiçbir önemi kalmıyor; insan bir anda yeniden o küçük çocuğa dönüşüyor.
O gün ilkokuldaydım. Sırtımda ağır çantam, içimde nedensiz bir sıkışma. Sanki bir şeyleri yanlış yapacağımı biliyormuşum gibi. Matematik dersini hiç sevmezdim ama o gün farklıydı; öğretmenimiz bize “deney” yapacağımızı söylemişti. Deney kelimesi bile içimde küçük bir umut kıvılcımı yakmıştı.
Sınıfa girdiğimde tahtanın önünde iki tane bardak duruyordu. Biri ince uzun, diğeri kısa ve genişti. Yanlarında da bir sürahi su. O an içimde bir şeylerin değişeceğini hissettim ama ne olduğunu bilmiyordum.
Sınıfta Değişen Bardaklar Deneyi
Öğretmenimiz gülümseyerek bize baktı. “Şimdi dikkatle izleyin,” dedi. Önce sürahiden suyu kısa ve geniş bardağa doldurdu. Sonra aynı suyu alıp ince uzun bardağa boşalttı.
Sınıf bir anda karıştı.
Bazı arkadaşlarım “uzun bardakta daha çok su var” dedi. Ben de onlara katıldım. Çünkü gözüm bana yalan söylemiyordu, değil mi? Su yükselmişti işte. Daha fazla görünüyordu. Daha fazlaydı.
Ama öğretmen başını salladı. “Hayır,” dedi. “İkisi de aynı.”
O an içimde garip bir huzursuzluk başladı. Sanki dünya bana bir oyun oynuyordu. Görüyordum ama doğruyu göremiyordum. O yaşta bunu anlamak çok zordu. İçimde hafif bir hayal kırıklığı oluştu; çünkü doğru bildiğim şeyin yanlış çıkması beni sarsmıştı.
Sonra kil toplarıyla başka bir deney yaptı. İki eşit büyüklükte topu gösterdi. Birini uzatıp ince bir çubuk haline getirdi. “Şimdi hangisi daha büyük?” diye sordu.
Sınıf yine bölündü. Ben yine tereddütte kaldım. İçimden bir ses “uzun olan daha büyük” diyordu. Ama bir başka ses, “ama aynı şeydi bunlar” diye fısıldıyordu.
İşte o gün, zihnimde ilk kez bir çatlak oluştu. Bir şeyler bana göründüğü gibi değildi ama nedenini bilmiyordum.
Korunum İlkesi Piaget Hangi Dönemdir?
Bunu yıllar sonra öğrendim. Çocukken içimi karıştıran o deneylerin aslında bir adı vardı. “Korunum ilkesi.” Ve bu ilke, Jean Piaget tarafından tanımlanan bilişsel gelişim teorisinin önemli bir parçasıydı.
Korunum ilkesi Piaget hangi dönemdir diye sorulduğunda cevap nettir: Somut işlemler dönemi.
Ama o kelimeler, çocukken bana çok uzak gelirdi. Somut işlemler… Sanki bir matematik terimi gibi değil de, başka bir dünyanın dili gibi. Oysa şimdi anlıyorum ki mesele sadece bardaktaki su değildi. Mesele benim dünyayı nasıl algıladığımın değişmesiydi.
Somut İşlemler Döneminde Zihin
Somut işlemler dönemi, genellikle 7-11 yaş aralığını kapsar. Bu dönemde çocuklar artık sadece gördüklerine değil, mantıksal ilişkiler kurmaya başlarlar. Ama bu mantık hâlâ somut şeylere bağlıdır. Yani soyut düşünce henüz tam gelişmemiştir.
Ben o dönemdeydim. Ama bunu bilmiyordum. Sadece içimde sürekli “yanlış mı düşünüyorum?” hissi vardı.
Sınıfta bardakların içindeki suyu izlerken aslında zihnim bir şey yapıyordu: görünene güveniyordu. Çünkü daha önce hayat bana hep görünenin gerçek olduğunu öğretmişti. Ama Piaget’nin deneyleri tam da bunu kırıyordu.
O gün öğretmenimizin yüzüne baktığımda onun bana bir şey anlatmaya çalıştığını hissediyordum ama anlamıyordum. Bu anlayamama hali içimde bir eksiklik gibi büyüyordu. Sanki diğer çocuklar bir şeyi biliyor da ben geride kalıyordum.
Benim kafamda kırılan denge
En çok kil topları beni etkilemişti. Çünkü bir topun şekli değişince büyüklüğünün de değiştiğini sanmıştım. Bu düşünce o kadar gerçekti ki içimde, sanki tartışmasız bir yasa gibiydi.
Ama öğretmen “aynı madde, sadece şekli değişti” dediğinde içimde bir şey sarsıldı.
O an hissettiğim şey sadece şaşkınlık değildi. Biraz da hayal kırıklığıydı. Çünkü dünya sandığım kadar basit değildi.
Belki de ilk kez, zihnim beni yanıltmıştı. Bu düşünce çocuk aklımda küçük bir kırılma yarattı.
Çocuklukta Anlaşılamayan Gerçekler
Okumaya Değer: Korunum ilkesi nedir psikolojide ?
O gün eve döndüğümde anneme bardak deneyini anlatmaya çalışmıştım. “Ama uzun bardakta daha çok su vardı,” demiştim ısrarla. Annem gülümsemişti. “Hepsi aynı su işte,” demişti.
O an sinirlenmiştim. Çünkü bana göre bu çok açıktı. Nasıl olur da aynı olabilirdi?
Şimdi geriye dönüp baktığımda o anki inatçılığımı anlayabiliyorum. Çocuk zihni, gördüğüne sıkı sıkıya bağlıdır. Değişimi kabul etmek kolay değildir.
O yaşlarda dünya ya nettir ya da hiçtir.
Ama Piaget’nin çalışmaları gösteriyor ki, zihin yavaş yavaş genişler. Önce şaşırarak, sonra reddederek, en sonunda anlayarak.
Yetişkinlikte Anlamını Bulmak
Şimdi 25 yaşındayım. Kayseri’de kendi hayatımı kurmaya çalışıyorum. Günlerim bazen hızlı, bazen durgun geçiyor. Ama bazen bir bardak suya baktığımda bile çocukluğum aklıma geliyor.
O deney artık bana bir matematik konusu gibi gelmiyor. Daha çok bir büyüme hikâyesi gibi.
İnsanların neden farklı düşündüğünü, neden aynı şeye bakıp farklı şeyler gördüğünü daha iyi anlıyorum. Çünkü artık biliyorum ki zihin, sadece görmekle değil, anlamlandırmakla çalışıyor.
Jean Piaget’nin anlattığı şey aslında sadece çocukların nasıl öğrendiği değildi. Aynı zamanda insanın dünyayı nasıl yeniden inşa ettiğiydi.
Korunum ilkesi Piaget hangi dönemdir sorusunun cevabı artık benim için sadece bir bilgi değil. Aynı zamanda kendi çocukluğumun açıklaması.
Günlüklerimde Piaget izleri
Yıllardır günlük tutuyorum. Bazen bir sayfayı açıyorum ve eski yazdıklarıma bakıyorum. Çoğu zaman o yazılarda bile bir “yanılma korkusu” görüyorum.
Sanki küçükken hissettiğim o şaşkınlık hiç gitmemiş gibi.
Bir defasında şöyle yazmışım: “Dünya neden bana bazen doğruyu söylemiyor?”
O cümleyi şimdi okuduğumda gülümsüyorum ama içimde hafif bir sızı da oluyor. Çünkü o çocuk, gerçeği anlamaya çalışırken yalnızdı.
Ama şimdi biliyorum ki yalnız değildi. Sadece gelişiyordu.
Bir Çocuğun Dünyayı Anlama Çabası
Çocukken her şey daha keskin. Doğru ve yanlış arasında ince çizgiler yok gibi. Ama aslında o çizgiler var, sadece görünmüyor.
Korunum deneyleri bana bunu öğretti. Bir şeyin şekli değiştiğinde özünün değişmeyebileceğini.
Bu düşünce bana sadece matematiği değil, insanları da öğretti.
Çünkü insanlar da bazen şekil değiştirir ama öz aynı kalır.
O gün sınıfta hissettiğim hayal kırıklığı bugün yerini anlayışa bıraktı. Ama o duygunun izi hâlâ içimde duruyor. Çünkü bazı öğrenmeler sadece bilgi değildir; bir duygunun içine kazınır.
İçimde Kalan O Çocuk
Bazen Kayseri’nin soğuk akşamlarında yürürken o küçük çocuğu düşünüyorum. Bardaklara bakıp “neden böyle?” diye soran halimi.
O çocuk bana bugün hâlâ eşlik ediyor. Ve ben ona kızmıyorum artık.
Çünkü o olmasaydı, bugün hiçbir şeyi bu kadar derin anlayamazdım.
Korunum ilkesi Piaget hangi dönemdir sorusunun cevabı sadece bir akademik bilgi değil; benim için bir büyüme hikâyesi. Bir çocuğun dünyayı yanlış anlamaya çalışırken aslında nasıl doğruya yaklaştığının hikâyesi.